Bolu Milletvekili İsmail Akgül, Bolu Gazeteciler Cemiyeti'nde gündeme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Akgül, Meclis’te yürütülen çalışmalar ve Bolu’nun çözüm bekleyen sorunlarına dair açıklamalarda bulundu.
TBMM’de vatandaşın taleplerine dikkat çektiğini vurgulayan Akgül, şunları söyledi: “Türkiye Büyük Millet Meclisi salı, çarşamba ve perşembe günleri genel kurulun yoğun olduğu bir temsil makamı, gazi Meclis. Ekstra durumlarda diğer günlerde de çalışmalar devam edebiliyor. Biz seçim öncesinde de hep ‘vatandaşla iç içe olacağız’ dedik. Bu nedenle Meclis’teki mesaimizi salı, çarşamba ve perşembe günleri tamamlayıp, genel kurul bitiminde Bolu’ya gelip sahadaki problemleri yerinde tespit ediyoruz ki Meclis’teki konuşmalarımızı buna göre planlayalım.”
“Sahanın nabzını tutmak bizim için çok önemli”
Emeklilerin yaşadığı sorunların toplumun her kesiminde görüldüğünü kaydeden Akgül: “Sahada bana ne yansıyorsa, Meclis’te de bunu söylemek boynumuzun borcu. Bize vebaldir. Çünkü hepimizin evinde emekli var; dedemiz, babamız, komşumuz… Pazarı geziyoruz, pazarda da emekli. Vatandaşın sitemini dile getirebileceği birini görmesi memnuniyet oluşturuyor. Aynı tarz çalışmayı 2028 seçimlerine kadar sürdüreceğiz.”
“Bu hastanelerin depreme dayanıksız olduğu bugün mü tespit edildi?Bolu’da iki hastanenin Köroğlu Ünitesine taşınması konusunda konuşan Akgül, sürecin plansız ilerlediğini savundu: “Üniversite hastanesiyle ilgili büyük sıkıntılar vardı. Sayın Bakan Bolu’ya geldiğinde acil sahra hastanesi yapılacağını ve Düzce sistemiyle entegre edilerek sürecin rahatlatılacağını söyledi. Biz de memnuniyet duyduk. Yeni gelen rektörümüzün de süreci hızla toparlayacağına inanıyorum. Fakat merkezde başka bir sıkıntı var. Kadın Doğum Hastanesi ve merkez ünitenin kapatılacağını basın yoluyla öğrendik. Bu hastanelerin eski veya depreme dayanıksız olduğu bugün mü tespit edildi? Üniversite hastanesi bu durumdayken, yeni Kadın Doğum Hastanesi’nin temeli daha yeni atılmışken mevcut hastaneleri kapatıp her şeyi Köroğlu’na taşımak nasıl bir planlamadır?”
“Vatandaş cezasını keser”
Akgül, tarihi yapıların korunması ve ulaşım projelerinin gecikmemesi gerektiğini belirterek: “Gölyüzü’nde akıllı kavşaktan bahsediyoruz. Tamam, battı-çıktı olmuyor denildi, maliyet yüksek, arazi uygun değil. Eyvallah. Ama hastaneyi de kuzeye taşıdınız. Akıllı kavşak çalışması başlamışken vatandaşın çilesini kim düşünecek? Bolu’da birçok eski bina var. Atatürk Lisesi tarihi bir yapı ve o da depreme dayanıklı değil. O zaman Bolu’da hiçbir kültürel miras bırakmayalım mı? Biz konuşunca birileri kırılıyor, alınıyor, küsüyor. Konuşmazsak da vatandaş cezasını keser. Oydan öte bir yöneticinin vebalidir bu. O vebal altında kalamayız.”
Öncelik sağlık ve su sorunu
Bolu’da çözülemeyecek sorun olmadığını belirten Akgül, su krizi ve sağlık hizmetlerinin öncelikli olduğunu ifade etti: “Bolu’daki su problemi belediye ve bakanlık iş birliğiyle çözülmeli. Gölköy geçen yıl yüzde 16-17 seviyelerine kadar düştü. Beş yıl sonra Allah kerim. Ayrıca hastane süreci ve onkoloji merkezi gibi konularda adım atmalıyız. Vatandaş yoluna, asfaltına iki yıl sonra da razı olur. Ama su, sağlık ve hastane önceliklidir. Bu üç ana sorunu çözmek için üzerimize düşeni yapacağız. Kim harekete geçmesi gerekiyorsa onu da rahatsız etmeye devam edeceğiz.”